Başarılı bir mimari proje, arsanın koşullarından kullanıcı ihtiyaçlarına kadar birçok verinin birlikte değerlendirilmesiyle gelişen kapsamlı bir tasarım sürecidir. Mimari tasarım, yalnızca bir yapının nasıl görüneceğine karar vermekten ibaret değildir. Yapının bulunduğu çevre, arsanın fiziksel özellikleri, yapılaşma koşulları, kullanıcı ihtiyaçları ve projenin kullanım amacı birlikte değerlendirilerek tasarımın temel kararları oluşturulur.
Tasarım sürecinin ilk aşamasında arsa ve çevre verileri incelenir. Arazi eğimi, yönlenme, ulaşım bağlantıları, manzara, güneş ışığı ve çevredeki yapılaşma gibi faktörler yapının konumlandırılmasında önemli rol oynar.
Ardından ihtiyaç programı ve kullanım senaryoları doğrultusunda plan organizasyonu geliştirilir. Mekânların birbiriyle ilişkileri, dolaşım alanları, gün ışığı kullanımı ve kullanıcı deneyimi değerlendirilerek yapının işlevsel kurgusu oluşturulur.
Kütle çalışmalarıyla birlikte yapının çevresiyle kurduğu ilişki ve mimari karakteri belirlenmeye başlanır. Cephe oranları, açıklıklar, malzeme seçimleri ve doğal ışık gibi kararlar tasarımın sonraki aşamalarında geliştirilir.
Bizim için tasarımın önemli bir parçası da uygulanabilirliktir. Tasarlanan yapının yalnızca görsel olarak etkileyici değil, teknik olarak çözülebilir ve bütçe açısından gerçekçi olması gerektiğine inanıyoruz.
Bu nedenle tasarım sürecinde malzeme, detay, uygulama koşulları ve diğer disiplinlerle koordinasyonu mümkün olduğunca erken değerlendiriyoruz.
Yasemin Güler Mimarlık olarak, konut, karma kullanım ve farklı ölçeklerdeki yapılar için özgün ve işlevsel çözümler geliştiriyor; estetik, işlevsellik ve uygulanabilirliği aynı tasarım sürecinin parçaları olarak ele alıyoruz.